AkParti istanbul milletvekili aday adayı Pınar Aktel

AkParti istanbul milletvekili aday adayı Pınar Aktel

PAYLAŞ

Pınar Aktel, 1983 Ankara doğumludur.

Akdeniz Üniversitesi İktisat Fakültesindeki ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümündeki öğrencilik yıllarının ardından, bir süre, ithalat ve ihracat yapan bir firmada dış ticaret uzmanı olarak çalıştı ve 2009 yılında kendi firmasını kurdu. Birçok ülkenin seçkin iş çevreleriyle iş birliği içerisinde bulundu.

Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Hollanda, İtalya, Katar, Dubai, Umman, Makedonya, Kıbrıs, Bangladeş, Surinam gibi ülkelerde faaliyet gösterdi ve çalışmalarına devam ediyor. Şirketi hâlen Makedonya Kentsel Dönüşüm Projesini yürütmektedir.

Pınar Aktel, bir çocuk annesi olup, iyi derecede İngilizce ve Rusça bilmektedir.

Öncesinde sade bir seçmenken, hain 15 Temmuz darbe girişiminden sonra aktif sorumluluk alması gerektiğini düşünerek, liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında siyaset yapmaya karar vermiştir ve Ak Parti’den Milletvekili Aday Adayı olmuştur.

Pınar Aktel’in engin e-ihracat bilgileri ışığında, yerel pazarlarda ticari operasyonlar yürüten ve dünyaya açılmak isteyen veya online ticarete direkt olarak yurt dışındaki pazarlara yönelerek başlayacak girişimciler için, elbette üstesinden gelinmesi gereken durumlar, dikkat edilmesinde fayda olan noktaların mevcut olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, işe giriş maliyetlerinin ülke sınırları içerisinde sunulan e-ticaret faaliyetlerinden farklı olabileceğinin bilincinde olmakta yarar var.

Binlerce kilometrenin, hatta belki okyanus ötesindeki gönderim adreslerinin söz konusu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, teslimat ve kargo takip maliyetlerinin de farklılaşacağı tahmin edilebilir. Ayrıca siparişlerin farklı ülke sınırlarından geçeceği düşünüldüğünde ülkelerin gümrük vergileri ve gönderilerde uygulanması gereken kuralların olabileceği bilinci ile hareket edilmesinin önemi de ortaya çıkıyor.

E-ihracatta başarılı olabilmek için üzerinde önemle durulması gereken noktalardan bir diğeri de müşterilerin alışverişlerini sorunsuz ve güvenli bir şekilde tamamlayabildiklerinden emin olmaktır. Bu anlamda, yaygın olarak Fraud tabiriyle bilinen sahtekarlık girişimlerine yönelik önlemler alınmalı ve yabancı tüketicilerin satın alma sürecinde zorluk yaşamalarının önüne geçilmelidir.

Fraud, aslında e-ihracattan bağımsız olarak diğer sektörler için de büyük bir sorundur. Ancak iyi bir marka itibarına sahip olmak ve uluslararası arenada sürdürülebilir bir başarı sağlayabilmek adına bu tür sorunlarla ilgili önlem planı alınması kesinlikle kritik. İyi bir ödeme hizmeti sağlayıcısı ile çalışmanın, bu anlamda atılabilecek en akıllıca adımlardan biri olduğunu belirtiyor Pınar Aktel.

Gözden kaçırılmaması gereken bir başka konu da hangi lojistik firmaları ile iş birliği yürütüldüğüdür. Yerel pazarlarda olduğu gibi yabancı pazarlarda da müşteri beklentisi zamanında ve kusursuz teslimattan yana. Bu doğrultuda, e-ihracat firmalarının marka algısını olumsuz yönde etkilemeyecek taşıma firmaları ile yola çıkmalarında yarar var.

2015 yılı verilerine göre Türkiye’nin 77 şehrinden 100 farklı ülkeye e-ihracat yapılıyor. 2016’da paylaşılan rakamlar ise, Türkiye’nin 400 milyon dolar seviyesinde e-ihracat hacmine sahip olduğunu gösteriyor. Buna karşın, devlet politikaları ile de desteklenen e-ihracatın Türkiye’de birkaç yıl içinde katlanarak büyüyeceği öngörülüyor. Özellikle Rusya, Orta Doğu ülkeleri, Hollanda’nın da içinde bulunduğu pek çok ülkede tüketicilerin sınır ötesi e-ticarette Türkiye’yi öncelikli olarak tercih etmeleri de bu yargıyı doğrular nitelikte.

Pınar Aktel,  Türkiye’nin bölgesel konumu ve sahip olduğu ürün çeşitliliğinin de e-ihracat alanında avantajlı olduğunu ifade etmektedir. Fakat e-ticarette Avrupa çapında en hızlı büyüme kaydeden pazarlardan biri olan Türkiye’de e-ihracatın arzu edilen seviyeye gelebilmesi için başta KOBİ’lerin sektöre katılım oranlarının artırılması gerektiğini de eklemektedir. Bu doğrultuda KOBİ ve bireysel girişimcilerin e-ihracata teşviklerinin sağlanması için devlet destekleri hakkında bilgilendirilmeleri önem kazanıyor.

Sınır ötesi elektronik ticaret hizmeti veren bir firmanın sunması gereken en önemli değer önerisi ise güvendir. Online alışverişlerin önündeki en büyük engellerden birinin güvenlik kaygıları olduğu göz önünde bulundurulduğunda da tüketicilerin özellikle yurt dışı alışverişlerinde bir marka ile güven bağı kurmaları gerektiğinin önemi net bir şekilde anlaşılabilir. E-ihracat işine yeni giren girişimciler için ilk başta aşılması güç bir engel gibi görünen güven sorunsalının üstesinden gelebilmek için uygulanabilecek yöntemler mevcut. Örneğin, güvenilir bir ödeme altyapısı kullanarak, doğru bir iade politikası yürüterek, müşterileri alışveriş sırasında sürpriz masraflarla karşı karşıya bırakmayarak kısa bir sürede müşterilerinizin güvenini kazanabilirsiniz. http://www.pinaraktel.com/

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK